Yahya Sinvar'ın Ardından

Yahya Sinvar'ın Ardından
Filistîn direnişinin sembol isimlerinden Yahya Sinvar'ın şehit edilmesi hakkında çok şey söylendi, yazıldı ve yazılacaktır elbette.
Şahsen dikkatimi çeken bir iki hususu burada kısaca ifade etmek isterim:
1. Merhumun sahip olduğu güven duygusu. Karşısında ittifak eden bütün güçlerin üstün silah ve savaş teknolojisine rağmen elinde tesbihi ve emin adımlarla yürüyüşü hafızalardan uzun zaman silinmeyecektir.
Bütün silah ve teknolojilerin sahibi olan ve gücü - kuvveti hepsini aşan Allah’ın bizlerden istediği de bir duruşa sahip olmak değil mi zaten?
2. Merhumun son anına kadar davası uğruna savaşması. Bütün imkanları elinden alınmış, vücudunun muhtelif yerleri yaralanmış ve hatta kolunu kaybetmiş olmasına rağmen elindeki tahta parçasını düşmana fırlatmaktan vazgeçmedi, izzetle öldü.
Bu davranış şimdiden "Sinvar'ın sopasını fırlatmak" şeklinde bir deyim haline geldi. Göçüp gideceğimiz bu hayatta son dua, son secde, son bakış, son gülme veya ağlama hasılı hayat cümlesinin son noktası önemlidir.
Elimizden geleni yapmaktan hesaba çekileceğiz neticede.
3. Şehit edildiği gün, televizyonlardan İsrail halkının gösterdiği büyük sevinç tezahüratlarına şahit olduk.
Aslında onların yediden yetmişe attıkları sevinç çığlıkları Sinvardan ne kadar korktuklarını gösteriyor.
Dostları üzen düşmanları sevindiren onurlu bir ölüm herkese nasip olmaz...

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ